Büyük Piramit ve Mason sırları

2006-08-05 02:13:00

Büyük piramit en gizemli olandır. Hakkında bir çok spekülasyon yapılmıştır, ve yapılacaktır bir süre daha. Büyük piramitin tepesi kayıptır, ve nasıl kaybolduğu hakkında hiç bir bilgi yoktur. Büyük piramit yapılışındaki mükemmeliyetin dışında bir çok daha açıklanamayan, yada bazıları açıklanabilen üstün teknolojik özellikler, ve matematiksel bir deha gösterir. Mesela :   * Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır. * Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler) * Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür. * Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır. * Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz. * Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir. * Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler. * Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir. * Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır. * Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir. * Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birka&cc... Devamı

Vazife Mirası

2006-08-05 02:03:00

"KAFASINI VE VİCDANINI, EN SON TERAKKİ ŞULELERİYLEGÜNEŞLENDİRMEYE KARAR VERMİŞ OLAN, BUGÜNÜN TÜRKÇOCUKLARI,BİLİYOR VE BİLDİRECEKTİR Kİ, ONLAR DÖRT YÜZ ÇADIRLIBİRAŞİRETTENDEĞİL, ON BİNLERCE YILLIK, ARİ, MEDENİ, YÜKSEK BİRIRKTANGELEN,YÜKSEK KABİLİYETLİ BİR MİLLETTİR.BİR DE ŞUNU ANLAMAK LAZIMDIR Kİ, KADİMETİLERİMİZ, ATALARIMIZ, BUGÜNKÜYURDUMUZUN İLK VE OTOKTONSAKİNİ VE SAHİBİ OLMUŞLARDIR. BURASINI BİNLERCE YILEVVEL ANA-YURDUN YERİNE ÖZ YURT YAPMIŞLARDIR. TÜRKLÜĞÜNMERKEZİNİALTAYLAR'DANANADOLU TIRAKYA'YA GETİRMİŞLERDİR.TÜRK CUMHURİYETİNİN SARSILMAZ TEMELLERİ BU ÖZ YURDUNÇÖKMEZKAYALARINDADIR.BU MUKADDES YURDUN ÖZ VARİSİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİNYILMAZ HARİSİ OBÜYÜK, YÜKSEK, ASİL TÜRK KAVMİNİN BUGÜNKÜ GENÇ VEDİNÇÇOCUKLARIDIR; BİZİZ."MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Devamı

ESKİ TÜRK DİNİ

2006-07-22 16:50:00

Eski Türk DiniEski Türkler’in Şamanizm (Orta Asya’da Altay yörelerinde ve Sibiryadolaylarında yayılmış; baştan sona majik ritüellerle dolu “din”)öncesindeki dini “Gök-Tanrı Dini(Hun Dini)” idi. Burada göğünkendisi değil, göğün simgelediği kutsallık ön plandaydı. Yani göğünkendisine tapılmıyordu. “Ruhsal Yönetici Mekanizma” ya da “KozmikHiyerarşi” fikri bu dinin özünü oluşturmuştu. Hunlar’da “tengri”yani tanrı sözcüğü Çinlilerin yine o devirde kullandıkları “tien”sözcüğüne karşılık geliyordu. Birbirlerine komşu olan iki ulusunbenzer sözcükler kullanmaları son derece doğaldı. Hatta hemÇinliler’in imparatorları hem de Hunlar’ın kağanları “tanrınınoğulları” olarak nitelendirilmekteydi. Türk Mitolojisi’ni oluşturançeşitli öğelerden Türk Kağanları’nın “göksel” irtibatlarınınbulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle gerek mitolojik Türkkahramanları gerek Kağanlar “Tanrı’nın Elçisi” olaraknitelendirilmekteydi.Devleti “Tanrı’nın Elçileri” YönetiyorduTarih kitaplarında Hun Devleti’nden başlamak üzere daha sonrakurulan birçok Türk Devleti’nde gerçekleştirilen dini törenlere,devleti yöneten Türk hükümdarlarının başkanlık ettiği yazılıdır.Bunu en eski Çin kaynakları da doğrulamaktadır (Eski Türkler’inorijinal kültürlerini, yaşam felsefelerini ve diniinanışlarını “maalesef” Çin Kaynakları’ndan öğrenebiliyoruz…Çinlilerbu kaynakları tutmasaydı, bu bilgiler günümüze kadar ulaşamayacaktı.Ne yazık ki bu kaynaklara yurdumuzda yeterli ilgi gösterilmemiş).Bu, Türkler’in ve Çinlilerin yönetenlere duydukları saygıdan gelenbir inanç değil, “devleti yönetenlerin özellikleri” nden kaynaklananbir oluşumdu. Devleti yöneten aynı zamanda rahiplerin de başıydı. Odevirlerde din ve devlet yönetimi ayrı değildi. Başrahip aynızamanda kağan ve hükümdardı. Başta Mısır olmak üze... Devamı

HUN'GARY

2006-07-22 16:49:00

Hun Devleti (Orta Asya’daki ilk Türk Devleti)Hun Devleti’nin Orta Asya kavimlerini ilk kez bir bayrak altındatoplaması, kültür tarihimiz için önemlidir. O zamana kadar dağınıkbir karakter gösteren Orta Asya Kültürleri, Büyük Hun Devleti’ninsağladığı birlik sayesinde kaynaştı. Devlet, kabileler federasyonunadayanan bir özellik gösteriyordu. Farklı Türk boyları, Moğollar vediğer kabileler bulunmaktaydı. Osmanlılar’da da olduğu gibi tek biretnik kimliğin yapısında değildi. Orta Asya’da tam anlamıyla birliksağlanmıştı. Hun isminin anlamı Mu Uygarlığı’nda “Bir” inkarşılığıydı…Bu kültürel birlik Orta Asya’da 500 yıl devam etmiştir.“Hungary”Büyük Hun Devleti’nin iki nüfuzlu şahsiyeti ”Ho-han-yeh” ile “Chih-chih” arasındaki anlaşmazlık 500 yıllık “bir”liğe gölge düşürmeyebaşladı. Bir kısmı Chih-chih ile batıya göç etti, diğerleri ise Çinhakimiyetini tanımak zorunda kaldı. M.S. 375 yılında Hunlar Tunakıyılarına inmeye başlıyor. Bir yandan Macaristan’a yerleşirken, biryandan Bizans İmp. etki etmeye başlıyorlar. Batıya göç Orta Avrup’yakadar devam ediyor ve farklı kavimler de sürüklenmeye başlıyor.Sonunda Avrupa’daki Hun Devleti yıkılıyor ve “Avarlar”Macaristan’da yeni bir kültür oluşturmaya başlıyor. Ancak Hunkültürü uzun bir süre etkisini koruyor. En canlı anı ise, Hunlar’ındiyarı anlamına gelen Macaristan’ın yabancı dildeki karşılığıolan “Hungary” ismidir.Kaynak:Türkler’in Kültür KökenleriErgun Candan Devamı

Türk Tarihi Üzerine Kazım Mirşanla söyleşi

2006-07-07 02:31:00

Kâzım Mirşan ismi bize pek yabancı değildi, 1990 yılında yayınlanan "Prototürk Bilginlerine Göre Astrofizik" isimli eserii birçok meraklısı gibi almış ve okumaya çalışmıştık, fakat gerek kitabın basımından gerekse kitapta anlatılan konuların uzmanlık derecesinde birikim istemesinden dolayı bu zorlu mücâdeleyi mâlesef kaybetmiştik. Türkçe'yi dergimizde işlemeye karar verdiğimizde Mirşan'ın Prototürkçe çalışmalarının ilginç bir yaklaşım sağlayacağı düşüncesiyle kendisiyle söyleşi yapmaya karar verdik. Fakat Mirşan'ın aktardıklarından ve kendisinden temin ettiğimiz kitaplardan edindiğimiz bilgiler ışığında konunun ayrıca ele alınması gerektiğini ve bir tarih tezi içerdiğini düşünerek, söyleşiyi bu ay sizlerin ilgilerinize sunuyoruz. Kâzım Mirşan'ın çok yoğun bir emek harcayarak elde ettiği bilgilerin biz ancak bir kısmını sizlerle paylaşa biliyoruz. Dileriz amacımıza ulaşır ve akademik camiada dile getirilen görüşler hususunda bir tartışmaya vesile olabiliriz... 2023 Sayın hocam, ilk önce yaptığınız çalışmalardan dolayı size teşekkür ediyoruz. Dergimiz ile sizin çalışmalarınızı duyurmak amacındayız. ÖnTürk yazıtları ile ilgili çalışmalarınızın, çok özel bir alan olmasından ve sizin de popüler yöntemlere pek sıcak bakmamanızdan dolayı, yeterli ilgiyi görmediğini sanıyoruz. Türk tarihine ve insanlığın mâzisine ışık tutmada, sizin gündeme gelmenizin yararlı olacağı kanâatindeyiz. Bize çalışmalarınıza nasıl başladığınızı ve sizi bu alana iten olayların neler olduğunu anlatır mısınız?Kâzım Mirşan Şimdi efendim, başlamam uzun hikâye. Biz mektepte okurken pek çok Osmanlıca terimler vardı. Atatürk devrinden sonra ise yeni terimler çıktı. Altıncı sınıfta falan idim gâliba, bu terimlerle yeni kitaplar basılmaya, ders programlarına bu terimler girmeye başladı. O çağlarda bâzı şeyler benim tepkimi uyandırdı. Mesela 'direktör' kullanılıyordu. Diyor ki: 'direk' Türkçe'dir, 'tör' de Türkçe. Hakikaten, evin bir mutenâ köşesine Dış Türkler &#... Devamı